Fıkralar...

    Paylaş
    avatar
    BuraK
    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 1753
    Rep Gücü : 3
    Puanı : 54
    Kayıt tarihi : 09/07/08

    default Geri: Fıkralar...

    Mesaj tarafından BuraK Bir Salı Tem. 22, 2008 12:07 pm

    ilk okulda bayan bir ögretmen ögrencilerden birini sözlüye kaldırır ve sorusunu sorar
    - telde 10 tane kuş var avcı ateş etmiş ikisini vurmuş, şimdi kaç kuş telde kalmıştır?

    ögrenci gulerek

    - ögretmenim hiç kuş kalmaz

    ögretmen şaşırarak

    - niye der

    - çünki butun kuşlar kacıp gider

    - hoca gulerek otur der yanlış cvp ama sitilini beyendim der

    - cocukta benden size bi soru sorucam der (ögretmen kabul eder)

    - üç tane dondurma yiyen bayan var bunlardan biri dondurmayı yalayarak diyeri ısırarak ötekide emerek yer bunlardan hangisi evlidir?

    hoca biraz düşünür ve emerek yiyen evllidir der

    cocuk ta sinsi sinsi gulerek

    hayır hocam elinde yuzugu olan ama bende sizin sitilinizi beyendim
    avatar
    BuraK
    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 1753
    Rep Gücü : 3
    Puanı : 54
    Kayıt tarihi : 09/07/08

    default Geri: Fıkralar...

    Mesaj tarafından BuraK Bir Salı Tem. 22, 2008 12:07 pm

    Adamin biri sinemaya gider. Tam sinemada film baslarken önüne saçini kazitmis biri oturur ve sinemanin isiklari bu saçini kazitmis adamin kafasina vurur... Arkasindaki adam bir türlü filmi izleyemez. Adam içinden "sunun ensesine bi tane yapistirayim" der sonra "Oglum adam iri yari...
    Ellese bile beni parçalar" diyip vazgeçerken yanina Temel oturur..
    Adam Temel'e donup "Su kafasini kazitmis adamin ensesine bi tane vur sana 5 milyon verecem" der. Temel de dayanamaz adamin ensesine bi tane yapistirir ve devam eder "Ulan Hasan sen burada miydin" der. Adam dönüp "Ne Hasani kardesim" der Temel de "Pardon kardesim karistirdim" der ve adam önüne dönünce 5 milyonunu alir.
    Adam dayanamaz ve Temel'e donup "Kardes bi tane daha yapistir sana 10 milyon verecem" der. Temel bi tane daha adamin ensesine vurur ve ilave eder
    "Hasan sensin be yeme beni" Adam dönüp "Hasan degilim kardesim be " diyip ön koltuklardan birine oturur.
    Temel'in yanindaki adam artik filmi birakip bu kafasini kazitan adami
    aramaya baslar ve bulur hemen Temel'e dönüp "Bak kardesim iste oraya oturmus. Git ensesine bi tane daha vur sana cebimdeki tüm parayi
    verecem" der. Temel hemen kafasini kazitmis adamin arkasina geçip ensesine bi tane yapistirip "Ulan Hasan burda miydin, ben de yarim saattir arkadaki adami sen sanip ensesine vuruyorum" der...
    avatar
    BuraK
    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 1753
    Rep Gücü : 3
    Puanı : 54
    Kayıt tarihi : 09/07/08

    default Geri: Fıkralar...

    Mesaj tarafından BuraK Bir Salı Tem. 22, 2008 12:07 pm

    Çocuk, okuldan bir gözü şiş olarak dönünce,annesi telaşlandı:
    -Oğlum ne oldu gözüne? Düştün mü yoksa?
    -Hayır düşmedim.Arkadaşım Orhan'la dövüştük.Ben de yarın onun gözünü şişireceğim!
    Annesi yatıştırmaya çalıştı:
    -Sakın ha.Dövüşmek iyi bir şey değil.Ben sana yarın pasta çörek vereyim.Arkadaşına da ver barışın olur mu?
    -Olur anneciğim barışırız.
    Ertesi gün, çocuk öteki gözü de şişmiş olarak öndü.Annesi merakla sordu:
    -Yine ne oldu?
    -Arkadaşım yaptı, daha fazla pasta,çörek istiyou!
    avatar
    BuraK
    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 1753
    Rep Gücü : 3
    Puanı : 54
    Kayıt tarihi : 09/07/08

    default Geri: Fıkralar...

    Mesaj tarafından BuraK Bir Salı Tem. 22, 2008 12:07 pm

    Temel ve Dursun bir filme gitmişler.Filmin heyecanlı anlarından birinde, adamın biri,bir atın üzerinde uçuruma doğru gidiyormuş.Dursun Temel'e dönmüş:
    -Bence uçurumdan aşağı düşecekler, demiş.

    Temel de:
    -Düşmeyecekler, demiş ve iddiaya girmişler.

    Sonuçta atla adam uçuruma düşmüş.Dursun iddiayı kazanmış ve Temel'e dönmüş:
    -Temel ben hile yaptum, bu filmi daha önce seyretmiş idum...
    -Ula Dursun, pen de seyrettum da admın bir daha aynı yanlışı yapacağını zannetmiyordum!
    avatar
    BuraK
    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 1753
    Rep Gücü : 3
    Puanı : 54
    Kayıt tarihi : 09/07/08

    default Geri: Fıkralar...

    Mesaj tarafından BuraK Bir Salı Tem. 22, 2008 12:07 pm

    Adamın biri sinemaya gitmiş.Gişeden bilet almış ve içeri girmiş.Çıkmış.tekrar almış,içeri girmiş,biraz sonra tekrar çıkmış ve bilet almak için gişeye gelmiş.Gişedeki adam dayanamayıp sonunda sormuş:
    -Bu kaçıncı bilet beyefendi?
    Adam cevap vermiş
    -Yaa, içeride bir deli var sürekli biletimi yırtıyor.
    avatar
    BuraK
    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 1753
    Rep Gücü : 3
    Puanı : 54
    Kayıt tarihi : 09/07/08

    default Geri: Fıkralar...

    Mesaj tarafından BuraK Bir Salı Tem. 22, 2008 12:08 pm

    Gurbetteki iki arkadaştan biri köyüne gidip tekrar geri dönmüş.Arkadaşı ona köydeki işler sorunca:
    -Sizin koyunları kurt yedi, demiş
    -Kurtlar mı yedi? Karabaş neredeymiş?
    -Onu sizin karakaçan tepmiş.
    -Eşek hep bağa giderdi, bağda değil miymiş?
    -Bağa gitmiş ama babanın ölüsünü getiriyormuş.
    -Nee:babam da mı ölmüş?
    -Yaai annenin ölümüne fazla dayanamamış gariban!
    -Anam da mı öldü!Ocağım söndü desene ...
    -Daha sönmemişti, gelirken yanıyodu
    avatar
    BuraK
    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 1753
    Rep Gücü : 3
    Puanı : 54
    Kayıt tarihi : 09/07/08

    default Geri: Fıkralar...

    Mesaj tarafından BuraK Bir Salı Tem. 22, 2008 12:08 pm

    Nasa uzay üssünde yeni bir deneme yapılıyormuş. Gönüllü başvuranlar arasından Temel, astronot adayı olarak seçilmiş. Ön elemede oldukça sıkı testleri geçen Temel; 3 aylik ikinci bir eğitim ile iyi bir astronot olabilmiş. Beklenen an gelmiş ve Temel bir maymunla birlikte uzay mekiğine binerek havalanmış. Atmosfer aşıldıktan sonra Temel'in ilk işi; kendisine sıkı sıkıya söylenildiği gibi zarfları açıp maymunun ve kendisinin görev kartlarını okumak olmuş. Maymunun görevleri: "Yerküre ile bağlantıyı sürekli kontrol altında tutmak; her 2 saatte bir yörüngedeki sapmaları ayarlamak; füze içindeki hava basıncı, ısı, iletkenlik değerlerini aşağıya bildirmek; yakıt harcamasını ve motorların sırasını belirlemek..." diye devam ederken; okumaktan sıkılan Temel, kendi görev kartını açmış : "Maymunu iyi besle!"
    avatar
    BuraK
    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 1753
    Rep Gücü : 3
    Puanı : 54
    Kayıt tarihi : 09/07/08

    default Geri: Fıkralar...

    Mesaj tarafından BuraK Bir Salı Tem. 22, 2008 12:08 pm

    Jim ile Mary akıl hastanesinde iki hastadır. Bir gün hastanenin yüzme havuzunun etrafında dolaşırken Jim aniden suya atlayıp en dibe batar. Bunu gören Mary hemen ardından atlar ve dibe kadar yüzüp Jim'i kurtarır. Tabii Mary'nin bu kahramanca davranışı hastanede olay olur. Bunu duyan başhekim de Mary'nin artık iyileştiğini düşünüp, hastaneden derhal taburcu edilmesi emrini verir. İşlemler yapılır, belgeler çıkartılır, Başhekim ayni gün Mary'nin yanına gider: -Mary, sana bir iyi bir de kötü haberim var. İyi haberim, yaptığın kahramanca davranıştan ötürü anladık ki akli dengen tamamen yerinde ve böylece hastanemizden taburcu oluyorsun. Kötü habere gelince, kurtardığın hasta, Jim, intihar etmiş. Az önce odasının banyosunda kendisini asmış bulundu. Mary gayet sakin yanıt verir: -O intihar falan etmedi ki.Ben onu astım kurusun diye.
    avatar
    BuraK
    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 1753
    Rep Gücü : 3
    Puanı : 54
    Kayıt tarihi : 09/07/08

    default Geri: Fıkralar...

    Mesaj tarafından BuraK Bir Salı Tem. 22, 2008 12:08 pm

    Akıl hastanesinde bir gün bir hasta bakıcıyı yanına çağırır. "Bana çabuk 5 şişe kola getir" der. Hasta bakıcı buna kızar ve hastaya beş tokat atar ve "al işte kolalarını" der. Aradan zaman geçtikten sonra yine aynı hasta, bakıcıyı yine çağırır. Bu sefer hasta bakıcıyı tokatlar."Bakıcı ne oluyor?" der. Hasta cevap verir. "Şişeleri getirdim abi".
    avatar
    BuraK
    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 1753
    Rep Gücü : 3
    Puanı : 54
    Kayıt tarihi : 09/07/08

    default Geri: Fıkralar...

    Mesaj tarafından BuraK Bir Salı Tem. 22, 2008 12:08 pm

    Mafya babası haraçlarını toplaması için yeni bir tetikçi buldu. seçtigi adam sağır ve dilsizdi. Çünkü baba, bu tetikçi yakalanırsa polise fazla bir şey anlatması mümkün olamaz, diye düşünüyordu. Baba, bir gün ödemelerin geciktiğini fark etti ve tetikçiyi odasına çağırdı, bir de işaret dilini bilen tercüman buldular. Tercüman işaretle sordu: - "Para nerede?" Sağır dilsiz işaretle yanıt verdi: - "Ne parası? Benim paradan maradan haberim yok. Neden bahsettiginizi anlamıyorum." Tercüman tercüme etti: - "Neden bahsettiğinizi anlamıyormuş. " Baba 38'liği koltuk altından çekip sağır dilsizin beyninedayadı: - "Şimdi sor bakalım, para nerede." Tercüman işaretle sordu: - "Para nerede?" Sağır-dilsiz kan ter içinde isaretle yanıt verdi: - "Şehir merkezindeki parkta, büyük heykelin olduğu kapıdan girince soldan 3. ağacınn kovuğunda yüz bin dolar var." - "Ne söyledi?" dedi Baba. Tercüman yanıtladı: - "Dedi ki, hala neden bahsettiğinizi anlamıyormuş, ayrıca o tetiği çekmek de biraz gö... istermiş."
    avatar
    BuraK
    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 1753
    Rep Gücü : 3
    Puanı : 54
    Kayıt tarihi : 09/07/08

    default Geri: Fıkralar...

    Mesaj tarafından BuraK Bir Salı Tem. 22, 2008 12:09 pm

    kadın doktora gitmiş ve:
    -doktor bey kocam kendini asansör sanıyor
    -peki hanımefendi eşinizi niye getirmediniz?
    -getirecekim ama bir türlü bu katta durmuyor ki
    avatar
    BuraK
    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 1753
    Rep Gücü : 3
    Puanı : 54
    Kayıt tarihi : 09/07/08

    default Geri: Fıkralar...

    Mesaj tarafından BuraK Bir Salı Tem. 22, 2008 12:09 pm

    Akıl hastanesinden kaçan iki deli karşıdan geçen bekçiyi görünce iri bir çınarın arkasına saklandılar.bekçi onların ayak seslerini işitmiş.sordu:
    -kim var orda.
    içlerinden biri kedi gibi miyavladı. sonra bekçi yürüyüp gidiyorduki, delilerin ayaklarının altındaki yapraklar hışırdadı. bekçi yine kim var orda diye sordu.
    ikinci deli cevap verdi:
    -bir kedi daha
    avatar
    BuraK
    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 1753
    Rep Gücü : 3
    Puanı : 54
    Kayıt tarihi : 09/07/08

    default Geri: Fıkralar...

    Mesaj tarafından BuraK Bir Salı Tem. 22, 2008 12:09 pm

    Çok samimi iki dost ve arkadaşlardı. Fakat bir tanesi çok kurnaz atılgan ve hareketli, diğeri ise çok saf, dürüst ve sessizdi. Bir gün kurnaz olan arkadaş , diğer arkadaşın yanına giderek işlerinin bozulduğunu söyler ve kendisinden para ister. Samimi dostu onu hiç kırmaz ve elindeki bütün parayı arkadaşına verir. Arkadaşı bu parayla işlerini düzeltir. Bir süre sonra kurnaz olan yine arkadaşının yanına gider ve arkadaşının evlenmek üzere olduğu nişanlısını çok
    beğendiğini ve kendisine vermesini ister. Arkadaşı çok şaşırır, ne diyeceğini bilemez.Fakat aralarında o kadar kuvvetli bir sevgi vardır ki arkadaşına hayır diyemez, nişanlısını arkadaşına verir.
    avatar
    BuraK
    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 1753
    Rep Gücü : 3
    Puanı : 54
    Kayıt tarihi : 09/07/08

    default Geri: Fıkralar...

    Mesaj tarafından BuraK Bir Salı Tem. 22, 2008 12:09 pm

    Zaman içinde Saf olanın işleri bozulur ve birden arkadaşı aklına gelirben ona sıkıştığında iyilik yapmıştım diyerek arkadaşının iş yerine gider
    ve kendisine çalışması için iş vermesini ister. Arkadaşı ona iş vermez. Bizimki pişmanlık ve üzüntü içinde geri döner ama yinede arkadaşına kızamaz. Bir gün sokakta dolaşırken yanına hasta ve yaşlı bir adam yaklaşır. Fakir olduğu için ilaç alamadığını söyler. Bizimki yaşlı adamcağıza acır, istediği ilaçları alır ve adamcağıza verir. Kısa bir süre sonra yaşlı adamın öldüğünü duyar. Yaşlı adam çok zengindir ve bütün mirasını kendisine bırakmıştır.
    avatar
    BuraK
    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 1753
    Rep Gücü : 3
    Puanı : 54
    Kayıt tarihi : 09/07/08

    default Geri: Fıkralar...

    Mesaj tarafından BuraK Bir Salı Tem. 22, 2008 12:09 pm

    Her milletten öğrencilere ödev vermişler, Filler üzerine yazın diye... Bakalım kimler ne yazmış?

    Fransızlar: Fillerde cinsel yaşam.
    Çinliler: Fil pişirmenin bin yolu.
    İngilizler: Safaride fil avlama teknikleri.
    Almanlar: Filler ve fillerin Alman Dil ve Kültürü'ne etkileri.
    İranlılar: Filler çarşafa nasıl sokulur?
    Amerikalılar: Daha büyük ve görkemli fil nasıl yetiştirilir?
    Japonlar: Daha küçük ve daha ucuz fil nasıl yetiştirilir?
    Yahudiler: Filler en pahalı, en kârlı nasıl satılır?
    Brezilyalılar: Fillerle karnavalda samba yapma metodları.
    Türkler: Ne olacak bu fillerin hali
    avatar
    BuraK
    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 1753
    Rep Gücü : 3
    Puanı : 54
    Kayıt tarihi : 09/07/08

    default Geri: Fıkralar...

    Mesaj tarafından BuraK Bir Salı Tem. 22, 2008 12:09 pm

    Temel in 3 tane sevgilisi vardır.Biri öğretmen, biri doktor, biri de santralcidir. Fakat öğretmenle evlenmeye karar verir. Bunu bilen arkadaşı sorar "Niye öğretmen de diğerleri değil?" diye. Temel de ona döner:
    -Ula der, bilmez misin doktorlar "bugün git yarın gel" der, santralci de "şu an meşgul daha sonra tekrar deneyin" der. Ama öğretmen ne der? Hadi bir daha tekrarlayalım...
    avatar
    BuraK
    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 1753
    Rep Gücü : 3
    Puanı : 54
    Kayıt tarihi : 09/07/08

    default Geri: Fıkralar...

    Mesaj tarafından BuraK Bir Salı Tem. 22, 2008 12:09 pm

    Üç mahkum cezaevi yolundadır. Herbirine, hapiste gecirecekleri gunler icin yanlarında tek bir eşya getirmelerine izin verilmistir. Otobuste, biri digerine doner ve sorar:
    Eeee sen ne getirdin ?
    Diger mahkum bir boya kutusu cikarir ve bununla her şeyi boyayabilecegini soyler.
    Ikinci mahkum bir deste iskambil kagidi cikarir Bunlarla poker oynayabilir, fal bakabilir veya herhangi bir kagit oyunu oynayabilirim.
    Ucuncu mahkuma merakla sorarlar:
    Sen ne getirdin ?
    Adı Temel olan üçüncü mahkum bir kutu çıkarır ve gülerek :
    Bu orkidleri getirdim. der.
    Diger iki mahkumun kafasi karışır.
    Merakla sorarlar :
    Bunlarla ne yapabilirsin ki ?
    Temel sırıtır ve elindeki kutuyu göstererek,
    Kutuda yazdığına göre, bunlarla Ata binebilir, Yuzmeye gidebilir, hatta paten kayabilirmişim.
    avatar
    BuraK
    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 1753
    Rep Gücü : 3
    Puanı : 54
    Kayıt tarihi : 09/07/08

    default Geri: Fıkralar...

    Mesaj tarafından BuraK Bir Salı Tem. 22, 2008 12:10 pm

    Fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet bir araştırma için arazide bulunmaktadır. Birden yağmur bastırır. Hemen yakındaki bir arazi evine sığınırlar. Ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz ayrılır. Hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır. Soba yerden 1 m. kadar yukarda, altındaki dizili taşların üzerindedir. Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair bir tartışma başlar. Kimyacı, "adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış"; fizikçi, "adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş"; jeolog, "burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan herhangi bir deprem anında sobanin taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangin olasılığını azaltmayı amaçlamış"; matematikçi, "sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış"; antropolog, "adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş". Bu sırada ev sahibi içeri girer ve ona sobanın yukarda olmasının nedenini sorarlar., Adam cevap verir: - "Boru yetmedi."
    avatar
    BuraK
    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 1753
    Rep Gücü : 3
    Puanı : 54
    Kayıt tarihi : 09/07/08

    default Geri: Fıkralar...

    Mesaj tarafından BuraK Bir Salı Tem. 22, 2008 12:10 pm

    40 yaşlarındaki kadın kalp krizi nedeniyle hastaneye yatırılmıştı.Kendinden geçmis durumdaydı. Doktorlar kurtarmak için çilgınlar gibi uğraşıyordu..Tam bu sırada Tanrı kadına göründü.
    -"Yanına geliyorum Tanrım," diye inledi kadın.
    -"Hayır," diye cevap geldi yücelerden,"daha önünde 35 yıl, 2 ay, 8 gün var..."
    Kadın nihayet kendine gelmişti. Doktorlar mutluydu. Kadın daha da mutluydu.
    Biraz iyileşince kesenin ağzını açtı.
    Yüzünü gerdirdi.Liposuction yaptırdı.Göğüserini silikonla dikleşirildi.Kadının ısrarlarına dayanamayan hastane yönetimi bir kuaförün gelip saçlarını platine boyamasına izin vermişti.Artık bomba gibiydi kadın. Kendini çok iyi hissediyordu.
    Hayatının kalan bölümünü mutlu bir biçimde geçirmeye hazırdı.Nihayet taburcu oldu.
    Dışarıya çıkıp temiz havayı içine çekti.
    Taksiye binmek üzere caddenin karşısına geçerken bir ambulans çarptı kadına.
    Vahimdi durumu. Derin karanlığa doğru kayarken sordu:
    -"Ulu Tanrım, sen her şeyi daha iyi bilirsin, ama hani önümde daha 35 yıl vardı?"
    Tanrı'nin cevabı şöyle oldu:
    -"Tanıyamadım..."
    avatar
    BuraK
    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 1753
    Rep Gücü : 3
    Puanı : 54
    Kayıt tarihi : 09/07/08

    default Geri: Fıkralar...

    Mesaj tarafından BuraK Bir Salı Tem. 22, 2008 12:10 pm

    SAHTE OLMASAYDI

    --------------------------------------------------------------------------------
    Yahudinin biri, pazara, topal eşeğini satmak için götürür, fakat alıcıyı kandırsın diye, eşeğin tırnağına bir çivi çakar, eşeğe bir Kayserili müşteri çıkar.Kayserili ayaktaki çiviyi görur, içinden "Çiviyi çıkarırım, eşek düzelir!" der, parayı verir, eşeği alır.
    Yahudi ertesi gün sağda solda övünür :
    -Siz Kayserililer açıkgözüz, diye övünürsünüz, eşek anadan doğma topaldı, o çiviyi ben çaktım, alıcıyı aldattım!
    Duyanlar eşeği alan Kayseriliye koşup, anlatırlar.Kayserili elini dizine vurur :
    -Tüh yahu, verdiğimi para sahte olmasaydı, bayağı kazıklanmıştım
    avatar
    BuraK
    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 1753
    Rep Gücü : 3
    Puanı : 54
    Kayıt tarihi : 09/07/08

    default Geri: Fıkralar...

    Mesaj tarafından BuraK Bir Salı Tem. 22, 2008 12:10 pm

    YENİ MODELİNİ ALDIK

    --------------------------------------------------------------------------------
    İki tane çiftçi, biri Adanalı, diğeri Kayserili, sohbet ederken, tabi haliyle zenginlikleriyle övunecekler... Adanalı başlamış :
    -Bizim orda sabah günes doğmadan biniyoruz arabaya, akşam oluyo biz hala çiftliğin öteki ucuna yetişemiyoz, demiş... Kayserili de demiş ki :
    -Yav bizim de vardı öyle bir arabamız ama geçenlerde satıp yeni modelini aldık....
    avatar
    BuraK
    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 1753
    Rep Gücü : 3
    Puanı : 54
    Kayıt tarihi : 09/07/08

    default Geri: Fıkralar...

    Mesaj tarafından BuraK Bir Salı Tem. 22, 2008 12:10 pm

    ANNELER HERŞEYİ BİLİR

    Hasan annesini aksam yemeğine davet etmiş. Yemek sırasında anne hep Hasan’ın ev arkadasının ne kadar cekici oldugunu dusunmeden edememis. Yemek boyunca ogluyla kız arasında neler oldugu konusunda meraktan çıldırıyormuş. Bunu farkeden Hasan ‘Anneciğim Ayse ile aramızda inan hicbir sey yok. Biz sadece ev arkadasıyız’ demis.Bir hafta kadar sonra Ayse Hasan’a sormus:
    ‘ Annenin yemege geldigi geceden beri çorba kepçesini bir türlü bulamıyorum. Nerde oldugu konusunda bir fikrin var mı? Sence annen almış olabilir mi?’
    Hasan cevap vermis ‘Aldığını sanmıyorum ama bir e-mail gönderip ona sorayım’ ve annesine şöyle yazmıs:
    ‘Annecigim, sana aldın demiyorum, almadın da demiyorum ama gercek şu ki bize yemege geldiginden beri çorba kepçesi kayıp’
    Bir kac saat sonra annesinden soyle bir e-mail gelmis:
    ‘ Sevgili oğlum, sana Ayse ile yatıyorsun ya da yatmıyorsun demiyorum. Ama gercek su ki eger o kendi yatagında uyuyor olsaydı simdiye kadar corba kepcesini coktan bulmus olmalıydı..’
    avatar
    BuraK
    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 1753
    Rep Gücü : 3
    Puanı : 54
    Kayıt tarihi : 09/07/08

    default Geri: Fıkralar...

    Mesaj tarafından BuraK Bir Salı Tem. 22, 2008 12:11 pm

    AMELİYAT YERİ
    İki sevgili bir ağacın gölgesinde otururlar.Delikanlının tatlı sözleri arasında bir ara kız sevgilisinin kulağına fısıldar :
    -Sevgilim sana apandist ameliyatı olduğum yeri göstereyim.
    Delikanlının gözleri parlar.
    -Göster canım göster.
    Kız eliyle uzak bir yeri göstererek :
    -Bak şu ilerde görünen sarı bina var ya, onun üçüncü katı....
    avatar
    BuraK
    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 1753
    Rep Gücü : 3
    Puanı : 54
    Kayıt tarihi : 09/07/08

    default Geri: Fıkralar...

    Mesaj tarafından BuraK Bir Salı Tem. 22, 2008 12:11 pm

    ÜÇ KEZ
    Ava çıkmış adam, başına gelenleri anlatıyormuş :
    -Ormanda ilerlerken, karşıma kocaman bir Ayı çıkmaz mı?Çifteyi doğrultacak vakit yok!..Silahı bir kenara attığım gibi başladım kaçmaya.Fakat Ayı peşimde!Benden hızlı koşuyor.Bir ara ayının sıcacık nefesini ensemde hissettim.O kadar yaklaşmıştı.Derken Ayının ayağı kaydı, yere düştü...Fırsat bu fırsat, tabana kuvvet arayı açtım.Ama Ayı toparlandı, kalktı, bana yetişti.Yine nefesi ensemde... Pençesini uzatsa omuzumdan yakalayacak.Allahtan tam o sırada yine Ayının ayağı kaydı, yere düştü.Talih bana gülüyor!Hızımı arttırabildiğim kadar arttırdım, yeniden arayı beşyüz metre kadar açtım.Tanrı sizi inandırsın arkadaşlar, Ayı yine bana yetişti.Yine nefesi ensemde...şansa bakın...Ayının tekrar ayağı kayıp yere düşmez mi?
    Serüveni dinleyenlerden biri dayanamamış :
    -Sen de çok yürekliymişsin kardeşim!...Hayvan bana üç defa nefesi enseme gelecek kadar sokulsa, çok ayıptır söylemesi, ben korkumdan altıma ederim.
    Avcı dönüp ters ters sözünü kesene bakmış :
    -Lafı karıştırma yahu! Ayı üç kez neyin üstüne bastı da ayağı kayıp yere düştü sanıyorsun?
    avatar
    BuraK
    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 1753
    Rep Gücü : 3
    Puanı : 54
    Kayıt tarihi : 09/07/08

    default Geri: Fıkralar...

    Mesaj tarafından BuraK Bir Salı Tem. 22, 2008 12:11 pm

    BAKAN KARISI?
    Bakanlardan birinin ölmesiyle başka bir milletvekili onun süresini doldurmak üzere seçilmişti. Adam hemen karısına telefon ederek, bu haberi vermek istedi :
    -Bir bakan karısı olmak ister miydin? diye sordu.
    Karısı biraz düşündü sonra:
    -Hangisinin?

    Sponsored content

    default Geri: Fıkralar...

    Mesaj tarafından Sponsored content


      Forum Saati Cuma Kas. 24, 2017 2:42 pm