Komik Haberler ..

    Paylaş
    avatar
    DeathWalker
    Üye
    Üye

    Mesaj Sayısı : 165
    Yaş : 25
    Rep Gücü : 0
    Puanı : 0
    Kayıt tarihi : 31/07/08

    default Komik Haberler ..

    Mesaj tarafından DeathWalker Bir Cuma Ekim 17, 2008 4:41 am

    Duvarı delip hamile bıraktı .

    Cezaevindeki Kadriye Kübra Sevgi'nin nasıl hamile kaldığını araştıran müfettişler, sevgilisi Seylan Çördük'ün koğuşu ile arasındaki duvarda bir delik buldu. Cinsel ilişkinin 20 santim kalınlığındaki delikten gerçekleştiği ileri sürüldü.

    Kartal Özel Tip Cezaevi'nde ortaya çıkarılan aşk skandalı, önceki gün koğuşta yapılan inceleme sonunda yeni bir boyut kazandı. 27 aydır tutuklu bulunan Balkan kardeşler cinayeti sanığı Seylan Çördük'ün aşık olduğu ve evlilik hazırlığı yaptığı Mısır Çarşısı'ndaki patlama olayının sanığı Kadriye Kübra Sevgi'yi koğuşlar arasındaki duvara açtığı delikten hamile bıraktığı iddia edildi.

    Türkiye'nin en güvenli cezaevlerinden biri olan Kartal Özel Tip Cezaevinde yaşanan olay geçen hafta ortaya Kadriye Kübra Sevgi'nin hamile olduğunun anlaşılması üzerine ortaya çıkmıştı. Genç kadının yan koğuşta kalan cinayet sanığı Seylan Çördük'ten hamile kaldığı ileri sürülünce Adalet Bakanlığı skandalı soruşturması için cezaevine hemen iki müfettiş göndermişti. Cezaevi koridorlarda görüşe giderken karşılaşan ve selamlaşmayla başlayıp giderek aşka dönüşen Çördük ile Sevgi'nin ilişkileri genç kadının hamile kalmasına kadar gitmişti.

    CİNSEL ORGANIN BOYU ÖLÇÜLDÜ

    Cezaevinde inceleme yapan ve ifade alan müfettişler hafta sonu görevlilerle birlikte Çördük'ün koğuşunda inceleme yaptı. Bu inceleme sırasında duvarda üzerine bir resim yapıştırılarak saklanan 8-10 santim çapında 20 santim uzunluğunda bir delik bulundu. Sevgi'nin koğuşuna açılan deliğin nasıl açıldığı araştırılırken ifadesi alınan Çördük, deliği sadece karşılıklı konuşabilmek için açtığını söyledi. Durumdan şüphelenerek ilişkinin bu delikten gerçekleştiğini düşünen görevliler, DNA testi için Adli Tıp Kurumu'na gönderilen Seylan Çördük'ün önceki gün de cinsel organının boyunun ölçüldüğü bildirildi. Bevliye uzmanın tarafından yapılan ölçümde ereksiyon halindeki cinsel organın 25 santim olduğu belirlenirken görevlilerin şüphelerin haklı olduğunu düşünerek soruşturmayı bu yöne kaydırdığı iddia edildi. Bu arada dün cezaevine giden Çördük'ün Avukatı Bilal Kalaycı müvekkilinin kendisine bu iddiaları doğruladığını söyleyerek ‘‘Müvekkilinin penisi ereksiyon halinde iken ölçmüşler. Odasında bulunan delikten ilişkinin gerçekleştiğinden şüpheleniyorlarmış. Müvekkilimin penisi deliğin uzunluğundan zannedersem 5 santim uzunmuş. Uzmanlardan bu konuda bilgi istemişler'' dedi. Avukat Bilal Kalaycı olay ile ilgili yaptığı ilk açıklamada cezaevinin güvenlik zafiyetinden ziyade müvekkilinin becerisi ile ilişkinin yaşandığını söylemişti.
    Kaynak

    -----------------------------------------------------------------------

    Ferrari Ferrari olalı böyle olay görmedi!

    Belçika'da yaşayan Türk tekstilci, çok benzin tüketiyor diye Ferrari'sine LPG taktırmaya kalkıştı. Durumu tamirciden öğrenen Ferrari, parasını ödeyip aracı geri aldı!.

    Dünyanın en lüks otomobillerinden biri olan Ferrari, sayısız ülkede satılıyor. Firmanın müşteri profili belli. Lüks otomobile girdiği için fiyatları Türkiye'de özellikle yüksek. Her parayı veren de Ferrari sahibi olamıyor. İşte böyle sıkı "satış kuralları" arasında İtalya'nın dünyada bilinen bir numaralı markası Ferrari, inanılmaz ama gerçek türünden bir olay yaşadı. Olayın kahramanı bir Türk. Geçtiği yer de Belçika. Bu ülkede yaşayan ve tekstil işiyle uğraşan Uğur C., iyi para kazanmaya başlayınca kendisine bir Ferrari satın aldı. İkinci el, 10 yaşında bir Ferrari Testarossa... Ancak bir süre sonra pişman oldu. Çünkü kırmızı, alev gibi otomobili çok fazla benzin tüketiyordu. Türk işadamının da aklına, anavatanından esinlendiği bir fikir geldi. Ferrarisine LPG yani otogaz taktıracaktı. Soluğu hemen bir oto tamircisinde aldı. Gent kentindeki tamirci, yakın bir Türk arkadaşıydı. Aracı inceledikten sonra tamirci Türk LPG tankını nereye takacağını bulamadı. Bunun üzerine Belçika'daki Ferrari merkezini aradı. Duyduklarına inanamayan yetkililer, "Siz aracı teslim alın. Biz hemen geliyoruz" dedi. Ve yetkililer hemen aynı gün soluğu söz konusu tamircide aldı. Böyle bir olayı ne duyduklarını, ne de gördüklerini söyleyen Ferrari yetkilileri, bu olayın şirket prensiplerine temelden ayrıkı olduğunu söyledi. Şirket yetkilerine dayanarak da Türk işadamı Uğur C'nin ödediği 145 bin euro'yu vererek Ferrari'yi geri aldı!
    TANKI TAKAMAYINCA...
    Satış mukavalesi iptal edilen evli ve üç çocuk babası Türk işadamı, müthiş fikrinden bir gün sonra otomobilsiz kaldı. Konuyla ilgili görüştüğümüz işadamı, iş bağlantıları ve Belçika'daki çevresini riske atmamak için fotoğrafını çektirmek istemedi.
    "İLK KEZ YAŞADIK" Biz de Belçika'daki Ferrari yetkilileriyle görüşmeye gittik. Olayı doğrulayan Ferrari-Belgium Francorchamps Satış Müdürü Roger Van Peteghem da LPG takılmasına müsade etmeleri halinde markalarına prestij açısından büyük zarar geleceğini söyledi. Van Peteghem, "Belçika piyasasında 47 adet Ferrari var. Ferrari sahipleri bellidir. Müşterilerimiz hakkında bilgi veremeyiz. Müşteriler arasında ayrım yapmayız. Ancak Ferrari'ye özellikle manevi yönden zarar verecek durumlara kesinlikle izin vermeyiz. İlk defa böyle bir tecrübe yaşadık. Bu tecrübeden sonra şimdi çok daha dikkatli davranıyoruz" dedi.

    kaynak

    -----------------------------------------------------------------------

    Kızının adını ‘BMC’ koydu !

    Şanlıurfa’nın Ceylanpınar İlçesi’nde kamyon sürücüsü Mehmet Yıldız, 28 yıl önce hayalini kurup alamadığı kamyonun markasını kızına ad olarak verdi.
    10 yıl önce vefat eden Yıldız’ın 1976 doğumlu kızı Bemece Ay, ‘Babam ısrarla Nüfus Cüzdanı’na ad olarak ‘BMC’ yazılmasını istemiş ama nüfus memuru adımı Bemece olarak kayda geçirmiş. Herhalde dünyada kamyon adı taşıyan tek kadın benim. Adımı değiştirmek için müracaatımı yapacağım’ dedi.

    Kaynak

    -----------------------------------------------------------------------

    Popoya sopayla dayak tedavisi !

    Rus doktorlar, çıplak popoya bastonla kuvvetli biçimde vurmanın depresyon ve alkolizm başta olmak üzere birçok rahatsızlığa iyi geldiğini söylüyorlar.
    Acının, ‘endorfin’ adlı mutluluk hormonunu harekete geçirdiği ve bu maddenin bağımlılığa karşı iyi geldiği, bağışıklık sistemini güçlendirdiği bildirildi. Rus doktorlar gönüllüler üzerinde 30 seans boyunca 60’ar sopa vurduklarını, ilk başta sevmediklerini ancak sonra bu dayağın tiryakisi olduklarını öne sürdüler.

      Forum Saati Perş. Kas. 23, 2017 8:28 pm